Ülkemiz gibi sünnetin çok yaygın uygulandığı ülkelerde tartışılması gereken sünnet uygulamasının avantaj/dezavantajlarından çok zamanlaması olmalıdır. Yani soru “ Sünnet yenidoğan döneminde mi yoksa daha sonra mı yapılmalı?” şeklindedir.

Toplumumuzda çoğunlukla törenlerle kutlanan sünnet bir “ erkekliğe geçiş aşaması “ olarak değerlendirilmektedir ki bu durum ailelerde yenidoğan sünnetine direnç oluşmasına yol açmaktadır. Yenidoğan dönemi sonrası yapılacak sünnette Kastrasyon korkusu ( 2-6 yaş arası erkek çocuklarda penislerinin kesilip, kızlar gibi olacakları korkusu ) üzerinde durulması gereken bir faktördür. 2-6 yaş arasında olduğu kabul edilen fallik dönem de ( çocukların cinsel organlarını ve bunlardan zevk aldıklarını fark ettikleri dönem ) yapılacak sünnet çocuklarda cinsel organın kaybı endişesi yaratabilmektedir.

Sünnetin genel avantajları

v Hayatın ilk yılında erkek çocuklarda kızlardan daha yüksek oranda saptanan idrar yolu enfeksiyonlarının sünnetli olup olmama ile ilişkisi özellikle son yıllarda pek çok kez araştırılmıştır. İlk yıl içinde ateş ile hastaneye başvuran sünnetsiz çocuklarda idrarda mikrop bulunma sıklığı % 36 iken sünnetlilerde bu oran sadece % 1.6 dır. Bir başka araştırmada sünnetsiz bebeklerin idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma riski sünnetlilere göre 10 kat yüksek olarak bulunmuştur. Okul öncesi çocuklarda da sünnetli olmamanın idrar yolu enfeksiyonu açısından 8 kat yüksek risk yarattığı bildirilmiştir. Dikkat çekici bir diğer nokta ise tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu sıklığının sünnetsiz çocuklarda belirgin olarak fazla olmasıdır. Özellikle ilk yıl içinde bu enfeksiyon böbreklere zarar verebilir ve kana geçerek diğer organlara yayılabilir.

v Sünnet, Dünya Sağlık Örgütü tarafından AİDS ile mücadelede başarılı bir yöntem olarak değerlendirilmiş ve “ aşı kadar etkin “tanımlaması yapılmıştır.

v Sünnetsiz erkeklerde penis kanser sıklığı 40 kat fazla olarak bildirilmektedir. Penis kanseri sıklığını artıran önemli bir faktör de fimozistir.( penis ucu derisinin anormal dar olması ) Fimozisi ortadan kaldıracak olan sünnet, yenidoğan döneminde yapıldığı takdirde penis kanseri sıklığı 3 kat azalmakta iken ergenlik sonrası sünnetin belirgin etkisi olmamaktadır.

v Penis ucu derisi iltihabı, sünnetle tamamen ortadan kalkmakta ve penis başı enfeksiyonu da 5 kez daha az olmaktadır.

Yenidoğan döneminde yapılacak sünnetin yararları :

v Penis ucu derisi altında mikropların yerleşip çoğalması en çok ilk 6 ay içinde olmaktadır ve bu nedenle yenidoğan döneminde yapılacak sünnet idrar yolu enfeksiyonundaki artışı önleyecektir.

v Yenidoğan döneminde yapılacak sünnet penis ve penis başı derisini kalınlaştırarak AİDS etkenine karşı yüksek koruma sağlayacaktır.

v Penis ucu derisinin anormal darlığı ve enfeksiyonu da sorun olmaktan çıkacaktır.

v Lokal anesteziklerin rahat uygulanabilir olması ağrıyı bu dönem için bir risk olmaktan çıkarmıştır.

v Çocuk ilerde kastrasyon korkusu da yaşamayacaktır.

v Yenidoğan sünneti hangi yöntemle yapılırsa yapılsın, lokal anestezi kullanılarak yapılmalıdır.

Sonuç olarak, ülkemiz gibi sünnetin mutlaka yapıldığı ülkelerde bir çok avantajı olması nedeniyle, sünnet yenidoğan döneminde yapılmalıdır.

Kaynakça:

Erim Erdem, Çocuklardaki Ürogenital Sistem Hastalıkları, 1-9, 2010